Liebherr ve VA Erzberg arasında yenilikçi ortaklık

Dünyanın ve Avusturya’nın en büyük madencilik firmalarından olan VA Erzberg, Liebherr ile beraber oldukça yenilikçi bir çalışmaya imza attı. Habere göre Liebherr, T 236 kaya kamyonlarını madende kurduğu trolley sistemine bağladı. Böylece kamyonlar elektrik hatlarından sağladığı enerji ile maden sahası içinde faaliyet göstermeye başladı. VA Erzberg bu sistem ile yılda yaklaşık 4.5 milyon litrelik devasa yakıt giderini 1.5 milyon litreye düşürmeyi hedefliyor. Projeye toplamda yaklaşık 20 milyon euro yatırım yapılacak.

Dünya maden sektörünün önemli oyuncusu VA Erzberg, Bauma 2019’da Liebherr ile T 236 Kaya kamyonları için bir trolley sistemi kurulması kapsamında bir sözleşme imzaladı. Bu bağlamda çalışmalara başlayan Liebherr, 2019’dan bu yana VA Erzberg’in demir madeninde 500 metre uzunluğunda kurduğu bir pistte trolley sistemine bağlanan kaya kamyonlarını test ediyor. Liebherr’in kaya kamyonları, bir akım toplayıcıya çubuklar aracılığıyla bağlanan bir hat ile dizel-elektrikli çalışacak şekilde modifiye edildi. Genişletilmiş 5 km’lik trolley hattının temel atma töreni 29 Eylül 2020’de gerçekleşti. Yapılan sistemle ilgili bilgi veren VA Erzberg’in yetkilisi, “Şimdiye kadar, yılda 13 milyon tondan fazla kayanın taşınması, yılda yaklaşık 4,5 milyon litre mazotluk muazzam miktarda enerji gerektiriyordu. Şu anda kullanımda olan trolley hattı ile faaliyet gösteren mekanik dizel kamyonlar, Erzberg’de tam kapasite olarak çalışmaya geçtiğinde, gelecekte üç milyon litre yakıt tasarrufu sağlayacak” dedi. VA Erzberg için oldukça önemli olan bu projenin maliyetinin yaklaşık 120 milyon euro olduğu belirtildi.

Başarılı test aşaması

VA Erzberg, Bauma 2019’da trolley sistemi geliştirme sözleşmesini imzaladığından beri, Avusturya, Eisenerz’deki Siderit demir cevheri madeninde modifiye edilmiş T 236 dizel elektrikli kamyonlarını test ediyor. Testler, 500 m uzunluğundaki bir test segmentinde gerçekleştirildi. Sistem şu şekilde işliyor: Dizel elektrikli kamyon, elektrik gücüyle sürmek için yokuş yukarı nakliye bölümlerindeki güç hatları, kamyonun tahrik sistemine akım toplayıcı çubuklar aracılığı bağlanmış. Bu yenilikçi teknoloji sayesinde küçük yarıçaplı pistler ve hatta geri dönüşlere de izin veriyor. Ayrıca geleneksel pantograf çözümlerine kıyasla servis yolu genişliğinin katener hattının dışında daha geniş kullanımına izin veriyor. Bu durum özellikle hattın uygun olmayan hava koşullarında önemli bir avantaj olacak.

VA Erzberg’in Teknik Müdürü Josef Pappenreiter, kurulan yeni sistemle ilgili önemli açıklamalar yaptı. Pappenreiter, “Dünyada kamyonları için havai hat teknolojisini kullanan sadece birkaç şirket var. Ancak mevcut teknolojinin bizim için işe yaramayacağını çok çabuk fark ettik. Yeni geliştirilen teknolojimiz, hem havai hat sistemi hem de araç teknolojisi açısından pazarda daha önce mevcut olan her şeyden farklı. Bu ancak Colmar’daki kooperatif ve yenilikçi ortağımız Liebherr Mining ile geliştirilebilirdi” dedi.

Yeni zorluklarla genişletilmiş parkur

Altı Liebherr T 236 kaya kamyonu için yeni uzatılmış yol 5 km uzunluğa sahip olacak ve deniz seviyesinden yaklaşık 1.055 m yüksekte olacak. VA Erzberg, Eisenerz Alpleri’ndeki kış aylarındaki hava koşullarının havai hatları nasıl etkileyeceğini gözlemleyecek. Madenin Proje Müdürü Peter Schimek, “Altı T 236 kaya kamyonun tümü birden fazla yerde aynı anda havai hatlara bağlanabilmesi proje için bir başka zorluk” dedi.

Sorumlu madencilik

Kaya kamyonları güç hatlarına bağlandığında, kamyonların elektrikli tekerlekli motorlarının tam güç kapasitesi, dizel motor rölantideyken hıza çevriliyor, böylece emisyonları ve yakıt tüketimini azaltıyor. VA Erzberg, uzun vadede yılda yaklaşık üç milyon litre dizel ve 4.200 ton CO₂ tasarrufu yapmayı hedefliyor. Ayrıca nitrojen oksit ve ince toz emisyonun da azalması bekleniyor. Josef Pappenreiter şu yorumu yapıyor: “Bu teknolojiyle sürdürülebilir, enerji açısından optimize edilmiş bir üretim bekliyoruz. Madende her yıl yaklaşık 13 milyon ton kaya taşınıyor. Bu durum, cevher üretimi için maliyet faktörünü oldukça yükseltiyor. Olumlu çevresel etkilere ek olarak, bu yeni teknolojiye yapılan yatırım aynı zamanda yerli çelik üretimi için önemli hammadde demir cevherinin sürdürülebilir çıkarımını da güvence altına alıyor. Projeye toplamda yaklaşık 20 milyon euro yatırım yapılacak. “

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

scroll to top