Türkiye’nin maden ihracatı 2025 yılının Ocak-Kasım döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,7 artış göstererek 5,4 milyar dolardan 5,6 milyar dolara yükseldi. İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nden (İMİB) derlenen veriler, sektörde miktar bazında sınırlı gerilemelere rağmen değer artışının sürdüğüne işaret etti.
Ürün grupları bazında incelendiğinde, metalik cevherler ihracatı 2025’in ilk 11 ayında yüzde 1,3 artışla 2 milyar 114 milyon dolardan 2 milyar 141 milyon dolara çıktı. Doğal taş ihracatındaki artış ise yüzde 6,5 seviyesinde gerçekleşti. Bu grupta ihracat, 1 milyar 763 milyon dolardan 1 milyar 878 milyon dolara yükseldi. Endüstriyel mineraller tarafında da artış ivmesi devam etti. 2024’ün ilk 11 ayında 1 milyar 60 milyon dolar olan endüstriyel mineraller ihracatı, 2025’in aynı döneminde yüzde 1,93 artışla 1 milyar 80 milyon dolara ulaştı.
Çin ilk sırada yer alırken İtalya’ya artış devam ediyor
2025’in ilk 11 ayında Türkiye’nin maden ihracatında ilk sırayı Çin aldı. Çin’e yapılan ihracat yüzde 4,7 gerileyerek 1 milyar 540 milyon dolardan 1 milyar 467 milyon dolara indi. İkinci sırada yer alan ABD’ye ihracat ise yüzde 7,2 artışla 460 milyon dolardan 493 milyon dolara çıktı. Bulgaristan, yüzde 2,11’lik artışla 415 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı. İspanya’ya yapılan ihracat yüzde 18 artışla 232 milyon dolardan 274 milyon dolara yükselirken, İtalya’ya ihracat yüzde 19’luk artışla 199 milyon dolardan 238 milyon dolara çıktı. Bu artışla İtalya, ilk beş ülke arasında beşinci sırada konumlandı.
“Nihai ve uç ürünlerin ihracatımıza değer olarak katkı yaptığını biliyoruz”
Açıklanan veriler hakkında değerlendirmelerde bulunan İMİB Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Yuşa Topçu, “2025 yılının sonuna yaklaşırken, kümülatif verilere baktığımızda metalik cevherler, doğal taş ve endüstriyel ham maddeler bazında bir önceki yıla göre daha az miktarda ihracat yapmış olmamıza rağmen değerdeki değişimin yukarı yönlü olduğunu görüyoruz. Bu yukarı yönlü değişim, fiyatlardan mı kaynaklanıyor yoksa Türkiye madenlerde giderek nihai ve uç ürünleri üretip ihraç etmeye mi başladı? Sorunun cevabı her ikisi de. Metalik cevherlere baktığımızda ocak ayından kasım ayına kadar kümülatif miktarda ihracat değişimi aşağı yönlü %10,88 olsa da; değer olarak %1,3 yukarı yönlü art görüyoruz. Metal fiyatlarındaki artış, ocak ayından kasım ayına kadar çok fazla. Örneğin bakır yaklaşık %30, alüminyum %22 artmış. Demire baktığınızda ise düşüş var. Önceki yıllarla kıyaslandığında bu değişimi sadece ham maddeye yansımış ama bu zamanda artık nihai ve uç ürünlerin ihracatımıza değer olarak katkı yaptığını biliyoruz” ifadelerini kullandı.
Doğal taşta nihai ürünlerin değeri, artışı sürükledi
Doğal taş ihracatında da benzer bir tablo olduğunu belirten Yuşa Topçu, “Doğal taş tarafında belli başlı ürünlerin ham madde fiyatları arttığı gibi plaka ve ebatlı üretimlerimizdeki ihracatımızın da artışı, değerdeki yukarı yönlü artışı gösteriyor. Örneğin bu sene Denizli’deki traverten ve Antalya’daki genç kireç taşı ocaklarımızın hem ham madde fiyatları arttı hem de bu ocaklardan çıkan ürünleri çalışan fabrikaların nihai üretimlerinin ihracatı da arttı. Umuyoruz ki ham madde de ve nihai ürünlerde de fiyatlarımız değer olarak daha da yukarı çıkacak. Böylece sarf ettiğimiz enerjinin karşılığını birim fiyatta daha fazla alacağız ki bu da ülkemizin ekonomisi için çok değerli. Ülkemiz için ne kadar daha katma değerli maden üretir ne kadar daha uç ürüne götürebilirsek ekonomik olarak o kadar daha özgürleşiriz. Öncelikle madenlerin değerini ve onlarla neler başarabileceğimizi daha iyi öğrenmemiz gerekiyor” açıklamalarını yaptı.



