İMİB-EMİB: "Sektörde yaşanan sorunlar, Türk Madencilik sektörüne pazar kaybettiriyor"

16 Kasım 2018 Cuma - 10:15
Kategori: Röportaj

PAYLAŞ

İMİB-EMİB: "Sektörde yaşanan sorunlar, Türk Madencilik sektörüne pazar kaybettiriyor"
İMİB-EMİB: "Sektörde yaşanan sorunlar, Türk Madencilik sektörüne pazar kaybettiriyor"

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Aydın Dinçer ve Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya, madencilik faaliyetleri için alınması gereken izinlerin gecikmesi ve orman izin bedellerinin çok yüksek olması nedeniyle sektör zor durumda kaldığına dikkat çekiyor. Bu bağlamda yaşanan sorunların aşılması için çözüm önerilerinde bulunan Aydın Dinçer ve Mevlüt Kaya, yaşanan bu sorunların çözülmesi durumunda sektörün 2023 hedefi olan 15 milyar dolar ihracat seviyesinin üstüne çıkabileceğini belirtiyor.

 

Türkiye'nin en önemli sektörlerinden biri olan madencilik sektörü 2012 yılında yayınlanan 2012/15 sayılı Başabakanlık genelgesi kapsamında madencilik izinlerinin MİGEM'den alınarak Başbakanlık iznine bağlanması ile zor günler geçirmeye başladığını ifade eden İstanbul Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Aydın Dinçer ve Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya, sayıları binlerle ile ifade edilen izin dosyaları ve bu durumdan kaynaklanan gecikmelerden dolayı maden işletmelerinin üretimlerinde aksamalara neden olduğunu belirtti. Başkanlar, bunun yanı sıra orman izin bedellerinin aşırı yüksek olmasının, işletmelerin sermayelerini eritmesine ve özellikle yeni yatırımlar yapmak isteyen işletmelerin zor durumda kalmasına neden olduğunu dile getirdi. Bu bağlamda 24 Haziran 2018 yılında yapılan genel seçimler ile beraber Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi'ne geçilmesinden sonra genelgenin ilgili bakanlıklara devredildiğini ve yaşanan sorunları çözmek amacıyla çalışmaları ilgili bakanlıklar ile beraber yürütüklerini ifade eden İMİB ve EMİB Başkanları, maden sektörünün tüm temsilcilerinin yakın dönemde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Mithat Cansız ile bir araya geldiğini belirtti. 'Sorunlar ve Çözüm Önerileri’ raporunu bakana sunduklarını açıklayan İMİB Başkanı Aydın Dinçer ve EMİB Başkanı Mevlüt Kaya, bu konuda sürdürdükleri tüm çalışmaları Maden ve Ocak Teknolojileri Dergisi'ne açıkladılar.

 

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkanı Aydın Dinçer

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılan yeniliklerle maden izin süreçlerinin kısaltılması yönünde adım attıklarını ifade eden İMİB Başkanı Aydın Dinçer, “Madencilik faaliyetleri için alınması zorunlu izinlerle ilgili yapılan müracaatlarda yasa ve yönetmeliklerde belirtilen şartları yerine getiren müracaat sahipleri, eksikleri olmadığı halde izinlerini çok uzun süre geçmesine rağmen alamıyordu. İzin alınamaması sebebiyle üretim yapılamıyor, üretim olmaması sebebiyle de ihracat kesintiye uğruyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının izin süreçleri konusunda yaptığı yenilikler ile bu sürelerin kısalması yönünde adımlar atıldığını görüyoruz” dedi. Madencilik faaliyetleri için alınması gereken izinler kapsamında güvenlik soruşturması nedeniyle yapılan işlemler hızlandırılması gerektiğini ifade eden Dinçer, “Daha önce güvenlik soruşturması olumlu gelmiş ruhsat sahiplerinin ortaklık yapısında bir değişiklik yok ise yeni ruhsatları, işletme ruhsatları, işletme izinleri, devir işlemleri, temdit projeleri yeniden bakanlığa gönderilmemeli. Bu sahalarda izinler için yeniden Cumhurbaşkanlığı’na görüş sorulmaması yönünde düzenleme yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Madencilik sektörünün büyümesi için madenlerde üretimi artırmak zorunda olduklarını vurgulayan Dinçer, “Bu konuda maden ve orman izinlerinin alınma sürecinde yaşanan gecikmeler üretimimizi ve sektörümüzü olumsuz yönde etkiliyor. İzin alım süreci hızlandırıldığı takdirde, üretim artışı ile ihracat olumlu yönde etkilenecek ve aynı zamanda Türkiye’de kullanılan hammaddelerin ithalatının da önüne geçilmiş olunacak. Dolayısıyla, cari açığa da olumlu katkıda bulunarak, iki katı değer sağlamış olacağız” şeklinde belirtti.

Göreve başladığı günden bu güne kadar sürekli olarak Orman Bakanlığı ile, Eski adıyla MİGEM yeni ismi ile MAPEG ile görüşme ve istişarelerde bulunduğunu ifade eden Dinçer, “Daha önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve akabinde Başbakanlıktan alınması gereken maden izinleri onayının, yeni bir yönetmelikle Başbakanlık onayına gerek kalmadan alınmasına katkıda bulunduk. Yine 4 Ekim 'de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Bakan Yardımcısı Sayın Mithat Cansız, birliğimize gelerek maden sektör temsilcilerinin sorularını yanıtlarken, maden izinlerinin artık bizzat Bakan Yardımcısı onayı ile alınacağını dile getirdi” dedi.

 

Orman izin bedellerinin yüksekliği konusunda da açıklamalarda bulunan Dinçer, “ Orman izin bedellerinin yüksekliği kendi yeraltı kaynaklarımızı araştıramaz ve değerlendiremez hale getirdi. Örneğin Kanada’da madencilik faaliyetleri için 1 hektar ormana ödenen kira bedeli 4 Kanada Doları iken (3,13 ABD Doları) iken Türkiye’de 9.500 ABD Dolarıdır. Maden ve doğal taş sektörünün geliştiği birçok ülkede, proje süresince ödenen orman izin bedelleri proje yatırımının %2’sini geçmezken Türkiye’de bu oran %48’lere varıyor” ifadelerini kullandı.

 

Orman sayılan alanlarda yapılan madencilik faaliyetlerinde izin bedellerinin, yönetmelik maddelerinde yapılacak bir düzenleme ile makul seviyelere indirilmesi, bu kapsamda izin bedeli hesaplarında kullanılan il katsayılarının kaldırılması, bunun mümkün olmaması halinde katsayılar kullanıldığında ortaya çıkan bedelin ilgili bölgede yer alan arazi kiralama değerlerini aşmayacak şekilde tavan bedel konulmasının uygun olacağını ifade eden Dinçer, “Ayrıca, madenciler tarafından izin bedeli ödenerek yapılan ve gerekli hallerde yangın yolu olarak da kullanılan yolların OGM envanterine işlenmesi ve madenciden her sene bu yollar için ayrıca meşcere kaybı adı altında bir bedel alınmamasına yönelik düzenleme yapılması gerekiyor” dedi.

Bunlara ek olarak, fiiliyatta orman arazisinde mevcut olmasına rağmen orman haritalarına işlenmediği gerekçesi ile yeni yol yapımı gibi bedel alınan yolların izne konu edilmeden kullanılmasının sağlanması gerektiğinin de altını çizen Aydın Dinçer, “Maden Kanununda ve Orman mevzuatında bulunan hükmün uygulanarak orman izin sürelerinin maden ruhsat süresi kadar verilmesinin uygun olacağı düşüncesindeyiz” şeklinde belirtti. Maden Kanununun 7. maddesinde, “Alınan izinler, temditler dâhil ruhsat hukuku sonuna kadar devam eder.” hükmü, Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesinde ise, “Bakanlıkça uygun görülenlere ruhsat süresi dikkate alınarak izin verilir...” hükmü bulunmasına rağmen İstanbul, İzmir, Diyarbakır ve benzeri birçok ilde madencilik faaliyetleri için gerekli orman izinleri Orman İdaresi tarafından maksimum bir iki yıl gibi çok kısıtlı sürelerde verildiğini belirten Dinçer, “Kısa süre sonra aynı izin başvuruları tekrar yapılmakta ve bürokratik süreç aynı şekilde devam etmektedir. Bunun sonucunda madencilik faaliyetleri durma noktasına gelmekte, ruhsat sahipleri taahhütlerini yerine getirememekte ve madenciliğe yatırım yapılamamaktadır. Madencilik sektöründe ruhsat güvencesini sarsan, öngörülebilirliği ortadan kaldıran bu uygulamadan idari tasarrufta bulunularak vazgeçilmesi, orman izinlerinin ruhsat süresi göz önünde bulundurularak verilmesi gerektiğini düşünüyorum” şeklinde sözlerini sonlandırdı.

 

Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB) Başkanı Mevlüt Kaya,

 

Yaşanan sorunların Türkiye Madencilik Sektörüne pazar kaybettirdiğini belirten Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Mevlüt Kaya, "Bir işletmenin kapanması ya da iflas ederek sahadan çekilmesi bir başka firmanın gelmesi ile doldurulabilir. Fakat sektörün güvenirliğini tartışır hale gelirsek bütün sektör riske girer" dedi. 2012 yılında yayınlanan Başbakanlık Genelgesi olarak yayınlanan ve Türkiye'nin Cumhurbaşkanlığı Hukümet Sistemi'ne geçmesinin ardından ilgili bakanlıklara devredilen genelge ile sektörün önemli bir savrulma yaşadığını belirten Kaya, "2.5 milyar doları aşan doğaltaş sektörü, her yıl önemli bir büyüme gösteriyordu. Fakat 2012 yılında 2012/15 sayılı genelgenin yayınlanmasının +ardından sektörün büyümesi durdu, hatta küçülmeye başladı” ifadelerini kullandı. Yetkili bakanlıklardan genelgenin iyileştirilmesini talep ettiklerini belirten Kaya, “Daha önce başbakanlıktan işletme izni alan bir firmanın yeni bir yatırım yapmak istediğinde yeniden izin alması gerekiyor. Bunun değiştirilmesini talep ettik. Çünkü izin sürecinin ne zaman tamamlanacağını ön göremediğimiz için ciddi sorunlar yaşıyoruz. Büyük projelere giremiyoruz. Güven vermiyoruz. Alıcılar da bu nedenle sektöre tedirgin yaklaşıyorlar. Bunun sonucu ise o an işletmeye değil tüm sektöre yansıyor ve pazar kaybetmeye başlıyoruz” şeklinde belirtti.” Yaşanan sorunları dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'a da ilettiklerini belirten Kaya, “O dönem sayın Berat Albayrak'a sorunları iletmiştik. Oda bu sorunu bakanlar kurulunda gündeme getirerek en kısa sürede çözeceğini ifade etmişti. Şu anda gelinen noktada bu sorunu aşmak konusunda önemli yol katettik. Bakanlıklarımız ile görüşmelerimiz sürüyor. Geçen ay Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan yardımcısı Mithat Cansız ile bir görüşme gerçekleştirdik. Sayın Cansız bize Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın madencilik sektöründe yaşanan sorunları çözme konusunda talimat verdiğini aktardı. Bu bağlamda hem sektör temsilcileri hem de bakanlıklar sorunu çözmek için büyük bir çaba gösteriyor” şeklinde belirtti.

 

Sektörün bir diğer önemli sorunu olan orman izin bedelleri konusunda da önemli yol katettiklerini belirten Mevlüt Kaya, “Orman ve Su İşleri Bakanlığımız ile yaptığımız görüşmeler neticesinde bu sorunu ele alıyoruz. Bakanlığımız bu konuyla ciddi olarak ilgileniyor. Karşılıklı olarak sorunları aşmak için bir güven ortamı kuruldu ve çalışmalar devam ediyor. Dolasıyla orman izin bedelleri konusunda Sayın Orman ve Su İşleri Bakanımız Dr. Bekir Pakdemir'den randevu talep ettik. Oradaki genel müdür ve genel müdür yardımcıları ile konuyu masaya yatırdık. Yine bizi çok mutlu eden bir gelişmeler yaşandı. Sektör temsilcileri olarak toplu bir görüşme gerçekleştirdik ve bu görüşmelerden moralimiz yüksek ayrıldık” dedi.

 

Madencilik sektöründeki sorunların aşılması ile sektörün büyük bir gelişme ivmesi kazanacağınım altını çizen Kaya, “Hükumetin 2023 hedeflerine önemli katkı yapacak sektörlerden biri olma potansiyeline sahibiz. Çünkü sektör olarak 2023 hedefi olarak ihracatta 15 milyar dolar hedefi koyduk. Geçen yıl sektörümüz yüzde 22 büyüdü. Bu yıl ise yüzde 22'nin üstüne çıkabilmeyi hedefliyoruz. Eğer bu büyüme yüzdelerini devam ettirebilirsek, 15 milyar dolar ihracat hedefimizi yakalamak bir yana daha da geliştirebiliriz. Madencilik sektörü çok ciddi istihdam yaratan kendi ülkesinin değerlerini dövize çevirebilen bir sektördür” dedi. Şu anda bakanlıklar ile tam bir işbirliği içinde olduklarını vurgulayan Kaya, “ Süreci beraber ve özverili bir şekilde yürütüyoruz. Geçmişte eski bürokratik düşünceler nedeniyle bir çok önemli proje önerisi askıda kalmış ve hayata geçirilmemişti. Fakat şu an da bakanlıklarımız ile sektörü geliştirmek için karşılıklı olarak fikir alışverişinde bulunuyoruz. Özellikle Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) geçmişte değerlendirmeyen bu projeleri arşivden çıkartarak güncellemeye başladı. Ben sektör adına gelecekten oldukça umutluyum” ifadelerini kullandı.

 

Madencilik sektörüne ilişkin kamuoyunda oluşan yanlış algı içinde çalışmalar yürüttüklerini belirten Kaya, “Madencilik sektörüne ilişkin kamuoyunda ciddi bir önyargı yaratılmış durumda. Bu algı bugünün ürünü değil. Biz bu yanlış algının düzeltilmesi için çalışmalar yapıyoruz. Bu konuda sektör temsilcileri olarak bir araya gelip en az bir ya da 2 tane kamu spotu hazırlamayı planlıyoruz. Bu konuda bakanlıklarımızdan da destek istedik. Bizim madenlerimiz sadece şirketlere ait değildir. Madenler aynı zamanda 80 milyon Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşının ortak değeridir” dedi.

Yorumlar

Yorum yazabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Giriş Yap

İLGİLİ HABERLER